Belediye Başkanı Kadir TOPBAŞ’ın görme problemi büyüyor; Reis Bey, gözünün önünde dilenen yaşlıları, çocukları, kadınları.. görmüyor!


BİR ÇIĞLIK VAR SOKAKTA

      II. Abdülhamit Han'ın kendi kesesinin altınlarıyla kurduğu Okmeydanı Dar-ül Aceze Müessesesi menvcut nizamname çerçevesinde İçişleri Bakanlığı'nın yönetiminde ihtiyaca cevap verememenin aczini yaşıyor. Bu olayları anlatan gazete köşe yazılarına ilişkin linkler aşağıdadır:
Sokaktaki yardıma muhtaç insanlarla ilgili gazete köşe yazarlığı faaliyetlerimin çıkış noktasını oluşturan sokakta donmak üzere bulduğum bir hanımla ilgili 15 Şubat 2000 tarihinde yayınlanmış yazıma ulaşmak için lütfen tıklayın
Sokaktakiler gerçeğinin temelindeki sistem sorununa işaret eden bir başka yazı için lütfen tıklayın
19 Mayıs 2001 Yılında "Darülaceze'de hizmet ayıbı son bulsun" Başlığıyla Darülaceze Müessesesi Nizamnamesi'nin günümüz şartlarına ve aslına uygun olarak tadili için konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilmesini, bu doğrultuda mevcut Okmeydanı Darülaceze Müessesesi imkanlarının genişletilmesi için harekete geçilmesi gerektiğini bildiren gazete köşe yazısı için lütfen tıklayın.
      Bu şekilde yıllar süren araştırmalar ve mücadeleler sonunda olumlu mu olumsuz mu olduğu henüz muğlak olan bir bakış açısıyla nihayet konu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelebilmiş, fakat HER NEDENSE (?) BU NOKTADA TAKILMIŞTIR.
      Bu durumda Abdülhamit Han'ın vakıf eseri Okmeydanı Dar-ül Aceze Müessesi sessiz çığlıklarla tükenirken öte yanda yukarıdaki belgesel filmlerden de anlaşılacağı üzere sokaklar hergeçengün sayıları artan yardıma muhtaç insanlarla dolmaktadır; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Dağ Başına- Kayışdağına kurduğu Dar-ül Acezesi'nin sistemli bir gezici ekip organizasyonundan bile aciz, adeta bir göçebe çadırı konumundaki alt yapısı, büyük meblağlı hizmet ihaleleri ile "acizler üzerinden döner sermaye düzeni"nden başka bir şey ifade etmemektedir!
      20 Mart 2008 tarihli olarak http://www.memurlar.net/haber/105340/ kısa yol adresiyle ulaşılan bir internet adresinde Darülaceze kurumunu, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz müdürlük olarak yeniden düzenleyen yasa tasarısının TBMM İçişleri Komisyonu tarafından kabul edildiği bildirilmekte.
Komisyonda, 22. Dönemde Genel Kurulda görüşülemediği için kadük olan tasarının bu dönem Hükümet tarafından yenilenerek gündeme getirildiği belirtilirken, haberde tasarıya ilişkin şu bilgilere yer verilmekte:
      "Darülaceze kurumu, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz müdürlük olacak.
      Darülaceze, bugüne kadar olduğu gibi İstanbul il sınırları içinde yerleşmiş vatandaşlara, belli koşullarda hizmet verecek.
      Darülaceze, genel kurul, yönetim kurulu, danışma kurulu ve müessese müdürlüğü organlarından oluşacak.
      Genel Kurulunu, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin oluşturacağı Darülaceze'nin Müdürü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının onayıyla atanacak ve görevden alınacak. Yönetim kurulu, 5 kişiden oluşacak, Belediye Başkanı da başkanı olacak.
      Her nedense uzun zamandır beklemede olan tasarıyı ana hatlarıyla kabaca inceledim. Ayrıca konuya ilişkin olarak yasa tasarısının birinci derecede muhatabı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu için İstanbul Büyükşehir Belediyesi konunun ilgilileri nezdinde bir takım görüşmeler gerçekleştirdim. Edindiğim izlenimlerin hiç de olumlu olmadığını, Büyükşehir Belediye Başkanı adına sayısız avukatın görev yaptığı Hukuk Müşavirliği Birimi'nin tasarıya ilişkin bir mütalaasının dahi olmadığını üzülerek gördüm. Kayışdağı Dar-ül Aceze'de görüşebildiğim bir müdür yardımcısı da ayrıca bana tasarıyla ilgilenmediklerini bildirdi. Neyse.. DAR-ÜL ACEZE İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMENİN BİRAN ÖNCE.. DAHA FAZLA BEKLETİLMEDEN TAMAMLANMASI GEREKİYOR! Diye Yetkililere buradan açık mesaj verirken, tasarıda gördüğüm eksiklikleri, sokaktaki insanların kurtulması temennisiyle bu vesile ile ilgililerin dikkatlerine arz ediyorum:
      1-DAR-ÜL ACEZE MÜESSESESİ GENEL MANTIK İTİBARİYLE SAVAŞ AFET VS. GİBİ OLAĞANÜSTÜ DURUMLAR ÖNGÖRÜLEREK, OLASI OLUMSUZ ŞARTLARDA ALTERNATİF BİR KURUM OLACAK ŞEKİLDE VE İÇERİKTE OLMAK ÜZERE YENİDEN YAPILANDIRILMALIDIR.(Tasarı metni içerik olarak bu açıdan eksiktir),
      2-Dar-ül Aceze Kurumu bünyesinde yaşlılık, özürlülük ve evsizlik gibi özel durumlara bağlı psikolojik ve bünyesel sağlık ve sosyal problemleri 8şizofreni, alzeymır hastalığı, madde bağımlılığı, fiziksel ve ruhsal istismarlara bağlı psikolojik ve bünyesel sorunlar gibi..) bir arada rehabilite ve bertaraf etmeye yönelik hizmetlerin verilebileceği hastane ve sosyal merkez bulundurulması ve kuruma kabul edilecek aday kişiler ve kurum bünyesine alınmış olan mensup acezelere yönelik sağlık ve sosyal hizmetlerin konuyla ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla irtibatlandırılarak bizzat Darülaceze bünyesinde verilmesi olmazsa olmaz bir koşuldur. Bu koşulu yerine getirmek üzere düzenlemelerin yasal prosedüre bağlanması gerekir. (Tasarı metni içerik olarak bu açıdan eksiktir),
      3-Tasarı incelendiğinde Dar-ül Aceze'nin sadece İstanbul eksenli faaliyet göstermesinin öngörüldüğü, kurgulamanın bunun üzerine yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna gerekçe olarak da Dar-ül Aceze Müessesi'nin İstanbul'da kurulmuş olduğu hususu öne sürülmüştür. Bu bakış açısı yavandır. Bir kere İstanbul sadece bir şehir değil, Osmanlı'nın başkentidir. Bu durum Müessese'nin tüm ülkedeki acezelere yönelik faaliyet göstermek üzere kurgulandığının açık kanıtıdır. Tasarı gerekçesinde açıklanan durumdan farklı olarak Abdühamit Han zamanında Dar-ül Aceze'nin ülke genelinde tam 11 şubesi bulunmakta olduğu bildirilmektedir. Ayrıca İstanbul tüm ülkedeki yardıma muhtaç insanların, evden kaçan, evden atılan.. İnsanların bir anlamda umut kapısıdır. Bugün İstanbul'da sokakta dilenen hasta, sakat, yaşlı ve çocukların büyük bölümünün başka illerden İstanbul'a gelerek bu işi yaptıkları bilinmektedir. Bunlardan bir bölümü bir müddet İstanbul'da acizliğine çare aramakta, bulunduğu memlekete dönmekte, bir bölümü gidip gidip gelmektedir.. Tarihi ve güncel bu gerçekler Dar-ül Aceze'nin konum itibariyle İstanbul’da bulunmasının, ancak genel olarak Tüm Türkiye’deki acezeler için çalışmasının zorunluluğuna işaret etmektedir. Bu nedenle Dar-ül Aceze’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde değil İçişleri Bakanlığı’na doğrudan bağlı bir müessese olarak yaşatılması gerekir. Ancak Müessese İstanbul Büyükşehir Belediyesi, diğer il ve büyükşehir belediyeleri ile kamu ve özel kurum ve kuruluş temsilcilerinin söz sahibi olacağı bir kurul tarafından yönetilmelidir. Dar-ül Aceze'nin ülke genelinde belirlenecek bölgeler dahilinde kilit noktasındaki illerde şubelerinin de bulundurulması gerekir. Bu tür bir kurgulama, Dar-ül Aceze'nin siyasallaşmasının önlenmesi için de olmazsa olmaz bir koşuldur.
      4- 3'üncü şıktaki önerim dikkate alındığında oluşturulacak Yönetim Kurulu'nun başkanlığını İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı ya da görevlendireceği bir yetkilinin yürütmesi uygun olacaktır. Çünkü İstanbul gerçekten ülke genelinde aceze konumundaki insanların buluşma mevkisidir.
      5-Dar-ül Aceze kimlik bilgileri tesbit edilemeyen acezelere yönelik ücretsiz acil sağlık ve barınma hizmeti sunabilmeli, bu tür insanların kimlik bilgilerinin tespitinin ve Dar-ül Acezeye alınmalarından ailelerine teslim edilmelerine varıncaya kadar rehberlik ve yönlendirme hizmetleri kapsamında işlemlerinin bilahare yapılabilmesi için de Müessese bünyesinde geniş kapsamlı sosyal hizmet birimleri oluşturulmalıdır.
      6-Dar-ül Aceze bünyesinde çalışacak görevlilerin statüsü titizlikle düzenlenmeli, kamu hizmetinde süreklilik, etkinlik vs. gibi kriterler doğrultusunda bir yapılanma hedeflenmeli. Örneğin bu doğrultuda geçici personeller karar ve yönetim mercilerinde bulundurulmamalıdır.
      7-Bugün sokak insanlarının tamamına yakın bölümü şizofreni hastalarından oluşmaktadır. Aileleler bu tür bir hastalıkla mücadelede çaresiz kalmakta, sosyal çözülmenin de tesiriyle hastalar sokaklara atılmaktadır. Bu bir toplumsal gerçekliktir. Nitekim bu konuda basına yansıyan ciddi polisiye vakalar mevcuttur. Bu yüzden şizofreni vakaları da Dar-ül Aceze’ye kabul edilmelidirler ve onlar için özel bir birim oluşturulmak üzere ciddi düzenlemeler mutlaka yapılmalıdır.DAR-ÜL ACEZE İÇİN HUZUREVLERİNDEN FARKLI BİR MİSYON TAKTİR EDİLMELİDİR.
      8-Evlat edindirme konusu yasal düzenleme içeriğinden kesinlikle çıkarılmalı ya da Kurum bakımına alınan çocukların diğer kanunlardan ayrı olarak özel hükümlere bağlı oldukları hususu özellikle belirtilmelidir. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu gibi ilgili diğer kanunlara da Dar-ül Aceze bünyesinde barındırılan çocukların evlat edindirme çalışmalarından muaf olduğu hususu eklenmelidir. Bunun yerine bakıcı aile, gönüllü ya da ücretli süt annelik müessesi gibi bir takım hususlarda düzenlemeler yasal düzenlemeye dahil edilebilir. Bu kapsamda ayrıca Kurum bünyesinde bakılan çocukların durumları uygun olan süt annelere evlatlık verilebileceği yolunda çeşitli düzenlemeler yapılmalıdır.
      9-Mevcut tasarıda yer alan ve miras hukuku ile bağdaşmayan hususlar yeniden düzenlenmelidir. 12 Nisan 1332 tarihinde kabul edilerek 15 Nisan 1332 tarihinde 2511 Takvim-i Vakayi'de Yayımlanarak yürürlüğe giren DARULACEZE NİZAMNAMESİ "Aceze ve Etfalin Suret-i Kabul ve İdaresi" Başlıklı dördüncü fasılın 18. Maddesinde yer alan şu hususlara bilhassa dikkat edilmelidir: Madde 18 - Darülaceze`de vefat edenlerin idarece vaziyed edilmiş emval ve nukud ve maaşat ve varidatı var ise bunlardan evvel emirde techiz ve tekfin masarıfı ve saniyen mütevaffanın hal-i hayatında iaşesi için darülaceze tarafından sarf olunan mebaliğ istifa olunduktan sonra bakiyesi vereseye aid olur." Bu düzenlemeler dahilinde örneğin, mirastan ıskat sebepleri ve bu yönde sadece ülkemiz mevzuatı değil genel miras hukuku hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle varisi bulunmayanların varlıklarının Dar-ül Aceze’ye kalabilmesi, böylelikle Dar-ül Aceze Müessesinin kendi finansmanını da sağlar konuma getirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.. Bunun için de örneğin Dar-ül Aceze bünyesinde acezelerin hukuki durumlarının takibini yapacak bir hukuk birimi sosyal servisle irtibatlı şekilde mutlaka kurgulanmalıdır.

HİZMETİN ADRESİ SOKAKLARDIR!

      Ana sayfaya dönmek için lütfen www.muhtesib.com adresine yeniden giriş yapın ya da soldaki gündem butonunu tıklayın